Neoliberalizmi Siktir Et – Simon Springer

fuck-neoliberalism-simon-springer

Benim için Academia.edu adlı internet sitesinin birkaç anlamı, hayatımda işaretlediği birkaç nokta var.

Birincil olarak, lisans eğitimimi tamamladığımda, acaba “sosyal bilimler”de hayatıma devam edebilir miyim diyip Medya ve Kültürel Çalışmalar yüksek lisansı yapmaya başladığımı hatırlıyorum. O sıralar okumaları ve ikinci metinleri internette araştırırken karşıma çıkmıştı. Üye olmadığımda bulduğum metinleri indiremiyordum. Üye oldum, hepsini indirip, harddisk’e attım, 3%’ünü okudum.

O sıralar Simon Springer diye bir akademisyenin “Anarşist Coğrafyalar” diye kafamda çevirdiğim bir blog’unu bulmuştum. Academia.edu link’i vardı, Springer’i takip etmeye başladım. O gün bugündür mail kutuma birkaç ayda bir “Simon Springer uploaded a new paper” diye bir mail düşer. Açarım, ilgimi çeken bir konuysa okurum. Ortaokul-lisede zihnimde kurulan “coğrafya” imgesiyle, hayatta aklıma gelmeyecek meseleleri bizzat mekan üzerinden tartışmayı becermesi ilgimi çekmişti ilk. Zaten coğrafyanın, Batı’da (kent çalışmaları, mimarlık vb. ötesinde) sosyal bilimlerin bir alt başlığı olarak çalışıldığını da yine yüksek lisans sırasında Doreen Massey, Henri Lefebvre, David Harvey vb. metinleri üzerinden öğrenmiştim.

Neyse, akademiyle ilişkim ne yazıkki kalmadı. Ama hala Simon sağolsun, academia.edu bana mail atıyor. Bugün de beni gece gece güldürdü. Springer “Fuck Neoliberalism” diye harika bir metin yazmış. Bunu da Gürçim Yılmaz ve Nezihe Başak Ergin Türkçe’ye çevirmiş. Ben de okuyup güldüm, ne güzel atarlanmış dedim. Zizek’in Marx’dan alıntıladığı “önce trajedi, sonra fars” ifadesi aklıma geldi. Neoliberalizm üzerine onlarca makale yazdıktan sonra artık Springer de balatayı sıyırmış, mizahın gücüne inanmış. Neoliberalizm üzerine artık daha fazla detaylı incelemeler yapmaya, onu tanımlamaya çalışmaktan usandığını söylemiş. Olumsuzla oyalanmak yerine olumluyu kuralım gibi bir gaz-metin yazmış. Kısa bir alıntı yapıp sizi metne bağlıyorum.

“Bu sözcüğün beraberinde taşıdığı güçlü olanaklar, neoliberalizme karşı potansiyel bir meydan okuma sunuyor. Bu olanakları kazıyıp çıkarmak ve açmak için “neoliberalizmi siktir et” ifadesinin hangi anlamlara gelebileceği konusundaki nüansları takdir etmek gerekiyor. Beri yandan, nüansı da siktir et. Kieran Healy’nin (2016: 1) yakın zamanda tartıştığı üzere, “[nüans] tipik olarak, entelektüel açıdan ilginç, ampirik bakımdan üretken veya pratik olarak başarılı teorinin gelişimini engeller.” Böylelikle nüansı da fetişleştirmeden, ne düşündüğümün hızlıca üzerinden geçelim ve neoliberalizmi siktir etmeye öncelik verelim.”

Tam metin

 

 

Merhaba (sanal) dünya!

“Hep yazmak isteyenlerin hikayeleri”ni okurdum, çağ birey çağı, -en azından ’80den beri öyle diyorlar-, anlatılar kendine döndü, kapaklandı. Şimdi kolay olan bu, şimdi moda olan bu. En azından bunu belki yapabilirim. Kalkıp da Raif Efendi gibi bir karakter kurgulayacak değilim. 9 saat iş yerinde, 1 saat gidiş, 1 saat geliş yollardayım. Az da olsa uyurum. Kalan birkaç dakikada bir şeyler yapar, birkaç saniyede de yazarım. Umarım kimseyle paylaşacak kadar zavallılaşmam. (Zavallılaştı)