Davis, Yabancılar

Büyükannemle ben yabancılar arasında yaşıyoruz. Ev farklı zamanlarda belirip duran bütün insanları kaldıracak kadar büyük değil. Sanki bekleniyorlarmış gibi gelip yemeğe oturuyorlar -nasılsa, her zaman onlar için de bir tabak konmuş oluyor- ya da dışarıdaki soğuktan ellerini ovuşturarak, hava durumu hakkında yorum yaparak salona giriyorlar, ateşin başına yerleşip daha önce fark etmediğim bir kitabı ellerine alıyorlar., eski bir kâğıt ayraçla işaretledikleri yerden okumaya devam ediyorlar. Doğal olarak, tahmin edileceği gibi, bazıları hoş ve nazik, bazılarıysa kaba – huysuz ve kurnaz. Bazılarıyla hemen arkadaş oluyorum -tanıştığımız andan itibaren çok iyi anlaşıyoruz- kahvaltıda onları tekrar görmek için sabırsızlanıyorum. Ama sabah kahvaltıya indiğimde onları göremiyorum; çoğu zaman bir daha hiç görmüyorum. Bunların hepsi çok rahatsız edici. Büyükannemle ben eve gelip giden bu yabancılardan hiç söz etmeyiz. Ama ben bastonuna yaslanıp yemek odasına girerken şaşkınlıkla kapıda durduğunda onun masum yüzünü izliyorum – o kadar yavaş hareket ediyor ki zar zor anlaşılıyor. Genç bir adam mendilini kemerine sıkıştırıp oturduğu yerden kalkıyor ve büyükannemin oturmasına yardım ediyor. Büyükannem gergin bir gülümsemeyle, kibarca başıyla selam vererek adamın varlığına uyum sağlıyor ama ben biliyorum; adam bu sabah burada olmadığı ve yarın sabah da burada olmayacağı, bunlara rağmen sanki her şey çok doğalmış gibi davrandığı için, o da en az benim kadar korkuyor. Ancak tabii ki, sıklıkla masadaki kibar bir genç adam değil, sessizce ve hızlıca yemeğini yiyip biz bitirmeden kalkıp giden zayıf bir kızkurusu ya da hepimize suratını buruşturan, fırınlanmış elmasının kabuğunu tabağının kenarına tüküren yaşlı bir kadın oluyor. Bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Davet etmediğimiz, zaten kendi istekleriyle er ya da geç giden insanlardan nasıl kurtulabiliriz? Farklı nesillerden de olsak, ikimiz de asla soru sormamak ve anlamadığımız şeyler karşısında gülümsemekle yetinmek üzere yetiştirilmiştik.

Lydia Davis, Rahatsızlık Çeşitleri, çev. Betül Kadıoğlu, Everest Yayınları, 2015 [2014], s. 221-2.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir